Rusça en çok kullanılan kelimeler

Seviyeye göre Rusça kelimeler: anlamları, örnek cümleleri ve telaffuzlarıyla A1'den C2'ye. Ücretsiz, kayıt gerekmez — kelime kartlarıyla da çalışabilirsiniz.

Seviye A1

большой
büyükСлон очень большой. — Fil çok büyük.
быть
olmakЯ хочу быть счастливым. — Mutlu olmak istiyorum.
видеть
görmekЯ вижу красивый парк. — Güzel bir park görüyorum.
Во сколько открывается?
Saat kaçta açılıyor?Во сколько открывается? Открывается в девять. — Saat kaçta açılıyor? Dokuzda açılıyor.
вода
suЯ пью воду каждый день. — Her gün su içerim.
время
zaman / saatКоторый час? — Saat kaç?
Вы можете мне помочь?
Bana yardım edebilir misin?Вы можете мне помочь? Я заблудился. — Bana yardım edebilir misin? Kayboldum.
Где вы живёте?
Nerede yaşıyorsunuz?Где вы живёте? В Москве? — Nerede yaşıyorsunuz? Moskova'da mı?
Где туалет?
Banyo nerede?Извините, где туалет? — Affedersiniz, banyo nerede?
говорить
konuşmakТы говоришь по-английски? — İngilizce konuşuyor musun?
город
şehirЛондон — очень большой город. — Londra çok büyük bir şehir.
горячий
sıcakСегодня очень жарко. — Bugün çok sıcak.
да
evetДа, я здесь. — Evet, ben buradayım.
день
günСегодня прекрасный день. — Bugün güzel bir gün.
деньги
paraУ меня нет денег. — Hiç param yok.
Доброе утро!
Günaydın!Доброе утро! Как дела? — Günaydın! Nasılsın?
дом
evМой дом большой. — Benim evim büyük.
друг
arkadaşОна моя лучшая подруга. — O benim en iyi arkadaşım.
есть
yemek yemekЯ ем хлеб по утрам. — Sabahları ekmek yerim.
жить
yaşamakОни живут в маленькой деревне. — Küçük bir köyde yaşıyorlar.
знать
bilmekЯ не знаю этого слова. — Bu kelimeyi bilmiyorum.
идти
gitmekЯ хожу в школу каждый день. — Her gün okula giderim.
иметь
sahip olmakУ меня есть две сестры. — İki kız kardeşim var.
Как вас зовут?
Adınız ne?Извините, как вас зовут? — Özür dilerim, adınız ne?
Как дела?
Nasılsın?Как дела? Хорошо, спасибо. — Nasılsın? İyiyim, teşekkürler.
Как тебя зовут?
Adın ne?Как тебя зовут? Меня зовут Том. — Adın ne? Benim adım Tom.
книга
kitapЭта книга интересная. — Bu kitap ilginç.
кошка
kediКошка маленькая. — Kedi küçük.
любить
sevmekЯ люблю свою семью. — Ailemi seviyorum.
магазин
mağazaМагазин открыт сейчас. — Mağaza şimdi açık.
маленький
küçükУ меня маленькая комната. — Küçük bir odam var.
мама
anneМоя мама учительница. — Annem bir öğretmen.
машина
arabaУ моего отца красная машина. — Babamın kırmızı bir arabası var.
Меня зовут...
Benim adım...Меня зовут Анна. — Benim adım Anna.
Мне нравится здесь.
Burayı beğendim.Мне нравится здесь жить. — Burada yaşamayı beğeniyorum.
Можно мне помочь?
Bana yardım edebilir misiniz?Извините, можно мне помочь? — Özür dilerim, bana yardım edebilir misiniz?
молоко
sütДети пьют молоко каждый день. — Çocuklar her gün süt içer.
нет
hayırНет, спасибо. — Hayır, teşekkür ederim.
нравиться
sevmek / beğenmekМне очень нравится пицца. — Pizzayı çok severim.
нуждаться
ihtiyacı olmakМне нужен врач. — Bir doktora ihtiyacım var.
папа
babaМой папа работает в офисе. — Babam bir ofiste çalışır.
писать
yazmakОн пишет письмо. — O bir mektup yazıyor.
пить
içmekЯ пью кофе по утрам. — Sabahları kahve içerim.
погода
hava durumuСегодня плохая погода. — Bugün hava kötü.
понимать
anlamakТы понимаешь меня? — Beni anlıyor musun?
привет
merhabaПривет, меня зовут Анна. — Merhaba, benim adım Anna.
работать
çalışmakОна работает в больнице. — O bir hastanede çalışır.
ребёнок
çocukЭто мой ребёнок. — Bu benim çocuğum.
сегодня
bugünСегодня хорошая погода. — Bugün hava güzel.
семья
aileМоя семья большая. — Benim ailem büyük.
Сколько это стоит?
Ne kadar?Сколько это стоит? Это стоит пять евро. — Ne kadar? Beş euro.
собака
köpekУ меня есть собака. — Bir köpeğim var.
спасибо
teşekkür ederimБольшое спасибо! — Çok teşekkür ederim!
стол
masaКнига на столе. — Kitap masanın üzerinde.
стул
sandalyeПожалуйста, садитесь на стул. — Lütfen sandalyeye oturun.
счастливый
mutluСегодня я счастлив. — Bugün mutluyum.
У меня есть вопрос.
Bir sorum var.Извините, у меня есть вопрос. — Özür dilerim, bir sorum var.
хлеб
ekmekКупи хлеб, пожалуйста. — Lütfen ekmek al.
холодный
soğukВода очень холодная. — Su çok soğuk.
хорошо
iyi / tamamВсё хорошо, спасибо. — Her şey iyi, teşekkürler.

Seviye A2

билет
biletОн купил билет на поезд. — O tren bileti aldı.
время
zaman, vakitУ меня нет времени сегодня. — Bugün zamanım yok.
встречать
karşılamak, buluşmakЯ встречаю друга на вокзале. — Arkadaşımı istasyonda karşılıyorum.
Вы говорите по-английски?
İngilizce konuşuyor musunuz?Вы говорите по-английски? Я не знаю русского. — İngilizce konuşuyor musunuz? Rusça bilmiyorum.
Где находится банк?
Banka nerede?Извините, где находится банк? — Özür dilerim, banka nerede?
говорить
konuşmak, söylemekОна говорит по-турецки хорошо. — O Türkçeyi iyi konuşuyor.
договариваться
anlaşmak, sözleşmekМы договорились встретиться завтра. — Yarın buluşmaya anlaştık.
дорога
yolДорога до аэропорта долгая. — Havalimanına giden yol uzun.
друг
arkadaş, dostМой друг живёт в Москве. — Arkadaşım Moskova'da yaşıyor.
забывать
unutmakОн часто забывает ключи дома. — O sık sık anahtarlarını evde unutuyor.
завтрак
kahvaltıЯ всегда ем завтрак дома. — Her zaman evde kahvaltı yaparım.
здоровье
sağlıkЗдоровье очень важно для жизни. — Sağlık hayat için çok önemlidir.
Как вас зовут?
Adınız ne?Как вас зовут? Меня зовут Анна. — Adınız ne? Benim adım Anna.
Который час?
Saat kaç?Который час? Сейчас три часа. — Saat kaç? Şu an saat üç.
магазин
mağaza, dükkanЯ иду в магазин за хлебом. — Ekmek almak için mağazaya gidiyorum.
Мне нравится этот город.
Bu şehri seviyorum.Мне нравится этот город, он очень красивый. — Bu şehri seviyorum, çok güzel.
Мне нужна ваша помощь.
Yardımınıza ihtiyacım var.Извините, мне нужна ваша помощь с дорогой. — Özür dilerim, yol konusunda yardımınıza ihtiyacım var.
Мне холодно.
Üşüyorum. / Soğuğum.Мне холодно, можно закрыть окно? — Üşüyorum, pencereyi kapatabilir misiniz?
Можно мне помочь вам?
Size yardım edebilir miyim?Можно мне помочь вам с сумками? — Çantalarınızda size yardım edebilir miyim?
Не могли бы вы повторить?
Tekrar edebilir misiniz?Не могли бы вы повторить? Я не расслышал. — Tekrar edebilir misiniz? Duymadım.
общественный транспорт
toplu taşımaЯ езжу на работу на общественном транспорте. — İşe toplu taşımayla gidiyorum.
опаздывать
geç kalmakЯ часто опаздываю на работу. — İşe sık sık geç kalıyorum.
отдыхать
dinlenmekМы отдыхаем на море каждое лето. — Her yaz denizde dinleniyoruz.
открытый
açıkМагазин открытый с утра. — Mağaza sabahtan beri açık.
переводить
tercüme etmek, çevirmekОна переводит текст с русского на турецкий. — O metni Rusçadan Türkçeye çeviriyor.
письмо
mektupЯ написал письмо другу. — Arkadaşıma bir mektup yazdım.
погода
hava durumuСегодня хорошая погода. — Bugün hava güzel.
погулять
yürüyüşe çıkmak, gezmekДавай погуляем в парке вечером. — Hadi akşam parkta yürüyüşe çıkalım.
покупать
satın almakОна покупает новую одежду. — O yeni kıyafet satın alıyor.
помогать
yardım etmekОн помогает маме на кухне. — O mutfakta annesine yardım ediyor.
предпочитать
tercih etmekЯ предпочитаю чай кофе. — Kahveye çayı tercih ederim.
проблема
sorun, problemУ меня небольшая проблема с компьютером. — Bilgisayarımla küçük bir sorunum var.
путешествие
seyahat, yolculukНаше путешествие было незабываемым. — Seyahatimiz unutulmaz oldu.
работа
iş, çalışmaОн ищет новую работу. — O yeni bir iş arıyor.
расписание
zaman çizelgesi, programЯ смотрю расписание поездов. — Tren programına bakıyorum.
ресторан
restoranМы ужинаем в ресторане. — Restoranda akşam yemeği yiyoruz.
решать
çözmek, karar vermekОна решает трудную задачу. — O zor bir problemi çözüyor.
семья
aileМоя семья большая и дружная. — Ailem büyük ve uyumlu.
Сколько это стоит?
Bu ne kadar?Сколько это стоит? Это дорого. — Bu ne kadar? Bu pahalı.
скучный
sıkıcıЭтот фильм очень скучный. — Bu film çok sıkıcı.
советовать
tavsiye etmekВрач советует мне больше отдыхать. — Doktor bana daha fazla dinlenmemi tavsiye ediyor.
удобный
rahat, uygunЭто кресло очень удобное. — Bu koltuk çok rahat.
улица
sokak, caddeДети играют на улице. — Çocuklar sokakta oynuyor.
учиться
öğrenmek, okumak (eğitim görmek)Она учится в университете. — O üniversitede okuyor.
читать
okumakОн читает интересную книгу. — O ilginç bir kitap okuyor.
Я живу здесь уже два года.
Burada iki yıldır yaşıyorum.Я живу здесь уже два года и мне нравится. — Burada iki yıldır yaşıyorum ve burası hoşuma gidiyor.
Я не знаю, как туда добраться.
Oraya nasıl gidileceğini bilmiyorum.Я не знаю, как туда добраться. Вы можете помочь? — Oraya nasıl gidileceğini bilmiyorum. Yardımcı olabilir misiniz?
Я не понимаю.
Anlamıyorum.Извините, я не понимаю по-русски. — Özür dilerim, Rusça anlamıyorum.
Я устал после работы.
İşten sonra yoruldum.Я устал после работы и хочу отдохнуть. — İşten sonra yoruldum ve dinlenmek istiyorum.
Я хочу заказать кофе.
Kahve sipariş etmek istiyorum.Я хочу заказать кофе и пирог. — Kahve ve pasta sipariş etmek istiyorum.

Seviye B1

Было бы лучше сделать это сейчас.
Bunu şimdi yapmak daha iyi olurdu.Было бы лучше сделать это сейчас, а не потом. — Bunu sonra değil şimdi yapmak daha iyi olurdu.
взаимодействие
etkileşim / işbirliğiВзаимодействие между командами очень важно. — Ekipler arasındaki etkileşim çok önemlidir.
возможность
fırsat / olasılıkУ меня есть возможность поехать за границу. — Yurt dışına gitme fırsatım var.
время
zaman / saatУ меня нет времени. — Zamanım yok.
встречать
karşılamak / tanışmakЯ встречаю друга в аэропорту. — Arkadaşımı havalimanında karşılıyorum.
Где находится вокзал?
İstasyon nerede?Извините, где находится вокзал? — Affedersiniz, istasyon nerede?
город
şehirМосква — большой город. — Moskova büyük bir şehirdir.
добиваться
başarmak / elde etmekОна добивается своих целей. — O hedeflerine ulaşıyor.
друг
arkadaş / dostМой друг живёт в Москве. — Arkadaşım Moskova'da yaşıyor.
Если бы у меня было больше времени, я бы путешествовал.
Daha fazla zamanım olsaydı, seyahat ederdim.Если бы у меня было больше времени, я бы путешествовал по всему миру. — Daha fazla zamanım olsaydı, tüm dünyayı gezererdim.
запоминать
ezberlemek / aklında tutmakТрудно запоминать новые слова. — Yeni kelimeleri ezberlemek zordur.
здоровье
sağlıkЗдоровье — самое важное в жизни. — Sağlık, hayattaki en önemli şeydir.
Как дела?
Nasılsın?Привет! Как дела? — Merhaba! Nasılsın?
Мне кажется, ты прав.
Bana öyle geliyor ki haklısın.Мне кажется, ты прав. Это хорошее решение. — Bana öyle geliyor ki haklısın. Bu iyi bir karardır.
Мне нравится эта музыка.
Bu müziği beğeniyorum.Мне нравится эта музыка, она очень красивая. — Bu müziği beğeniyorum, çok güzel.
Мне нужна твоя помощь.
Yardımına ihtiyacım var.Мне нужна твоя помощь. Ты можешь прийти? — Yardımına ihtiyacım var. Gelebilir misin?
мнение
görüş / fikirКаждый имеет право на своё мнение. — Herkesin kendi fikrine sahip olma hakkı vardır.
Несмотря на трудности, он продолжает работать.
Zorluklara rağmen çalışmaya devam ediyor.Несмотря на трудности, он продолжает работать и верит в успех. — Zorluklara rağmen çalışmaya devam ediyor ve başarıya inanıyor.
образование
eğitimХорошее образование очень важно. — İyi eğitim çok önemlidir.
объяснять
açıklamakУчитель объясняет новую тему. — Öğretmen yeni konuyu açıklıyor.
окружающая среда
çevre / doğal ortamМы должны защищать окружающую среду. — Çevreyi korumamız gerekiyor.
опыт
deneyim / tecrübeУ него большой опыт работы. — Onun büyük iş deneyimi var.
ответственность
sorumlulukОн несёт ответственность за свои действия. — O, eylemlerinin sorumluluğunu taşıyor.
отдыхать
dinlenmekЛетом мы отдыхаем на море. — Yazın denizde dinleniyoruz.
отказываться
reddetmek / vazgeçmekОн отказывается от помощи. — O, yardımı reddediyor.
По-моему, это хорошая идея.
Bence bu iyi bir fikir.По-моему, это хорошая идея. Давай попробуем! — Bence bu iyi bir fikir. Hadi deneyelim!
поведение
davranışЕго поведение было очень странным. — Onun davranışı çok garipti.
погода
hava durumuСегодня хорошая погода. — Bugün hava güzel.
покупать
satın almakМы покупаем продукты в магазине. — Marketten yiyecek satın alıyoruz.
понимать
anlamakЯ не понимаю этот текст. — Bu metni anlamıyorum.
последствие
sonuç / etkiЭто решение имеет серьёзные последствия. — Bu kararın ciddi sonuçları var.
преодолевать
aşmak / üstesinden gelmekНужно преодолевать страхи, чтобы расти. — Gelişmek için korkuların üstesinden gelmek gerekir.
привычка
alışkanlıkУ него есть привычка читать перед сном. — Onun yatmadan önce okuma alışkanlığı var.
работать
çalışmakЯ работаю каждый день. — Her gün çalışıyorum.
расстояние
mesafeРасстояние между городами большое. — Şehirler arasındaki mesafe büyük.
решать
çözmek / karar vermekМне нужно решать эту проблему. — Bu sorunu çözmem gerekiyor.
Сколько это стоит?
Bu ne kadar tutar?Сколько это стоит? Я хочу купить. — Bu ne kadar tutar? Satın almak istiyorum.
советовать
tavsiye etmekЯ советую тебе прочитать эту книгу. — Sana bu kitabı okumanı tavsiye ediyorum.
справляться
üstesinden gelmek / başarmakОна хорошо справляется со стрессом. — O, stresle iyi başa çıkıyor.
сравнивать
karşılaştırmakНе нужно сравнивать себя с другими. — Kendini başkalarıyla karşılaştırmana gerek yok.
страна
ülkeРоссия — очень большая страна. — Rusya çok büyük bir ülkedir.
улучшать
iyileştirmek / geliştirmekЯ хочу улучшать свой русский язык. — Rusçamı geliştirmek istiyorum.
участвовать
katılmakЯ хочу участвовать в этом проекте. — Bu projeye katılmak istiyorum.
Чем больше читаешь, тем умнее становишься.
Ne kadar çok okursan, o kadar akıllı olursun.Чем больше читаешь, тем умнее становишься — это правда. — Ne kadar çok okursan, o kadar akıllı olursun — bu doğru.
Это зависит от ситуации.
Bu duruma bağlıdır.Это зависит от ситуации. Иногда это хорошо. — Bu duruma bağlıdır. Bazen bu iyidir.
Я забыл взять ключи.
Anahtarları almayı unuttum.Я забыл взять ключи и не могу войти. — Anahtarları almayı unuttum ve giremiyorum.
Я не согласен с тобой.
Seninle aynı fikirde değilim.Я не согласен с тобой. Это неправильно. — Seninle aynı fikirde değilim. Bu yanlış.
Я стараюсь учиться каждый день.
Her gün çalışmaya çalışıyorum.Я стараюсь учиться каждый день, но это трудно. — Her gün çalışmaya çalışıyorum ama bu zor.
Я уже несколько лет живу здесь.
Burada birkaç yıldır yaşıyorum.Я уже несколько лет живу здесь и мне нравится. — Burada birkaç yıldır yaşıyorum ve hoşuma gidiyor.
Я хочу пить.
Su içmek istiyorum.Я хочу пить. Дайте мне воду, пожалуйста. — Su içmek istiyorum. Lütfen bana su verin.

Seviye B2

В конечном счёте всё зависит от тебя.
Sonuç olarak her şey sana bağlı.В конечном счёте всё зависит от твоего решения. — Sonuç olarak her şey senin kararına bağlı.
взаимодействие
etkileşim, işbirliğiВзаимодействие между командами очень важно. — Ekipler arasındaki etkileşim çok önemlidir.
воздействие
etki, tesirВоздействие стресса на здоровье очень велико. — Stresin sağlık üzerindeki etkisi çok büyüktür.
восприятие
algı, algılamaВосприятие мира у каждого человека разное. — Her insanın dünyayı algılaması farklıdır.
воспроизводить
yeniden üretmek, kopyalamak, tekrarlamakОн смог воспроизвести звук почти идеально. — Sesi neredeyse mükemmel biçimde yeniden üretebildi.
дефицит
eksiklik, açık, kıtlıkВ стране наблюдается дефицит специалистов. — Ülkede uzman açığı gözlemlenmektedir.
достоверный
güvenilir, doğru, gerçekНам нужна достоверная информация. — Güvenilir bilgiye ihtiyacımız var.
задействовать
devreye sokmak, kullanmakМы задействовали все доступные ресурсы. — Mevcut tüm kaynakları devreye soktuk.
исключение
istisna, hariç tutmaДля него сделали исключение из правил. — Onun için kurallardan istisna yapıldı.
Как бы то ни было, нужно двигаться вперёд.
Her ne olursa olsun, ilerlemeye devam etmek gerekir.Как бы то ни было, нужно двигаться вперёд и не сдаваться. — Her ne olursa olsun, ilerlemek ve pes etmemek gerekir.
компетентный
yetkin, ehil, kompetanНам нужен компетентный специалист для этой задачи. — Bu görev için yetkin bir uzmana ihtiyacımız var.
Мне кажется, что-то здесь не так.
Bana öyle geliyor ki burada bir şeyler yanlış.Мне кажется, что-то здесь не так с этими данными. — Bana öyle geliyor ki bu verilerle ilgili bir şeyler yanlış.
Мне с трудом верится в это.
Buna inanmak benim için zor.Мне с трудом верится в то, что он это сказал. — Onun bunu söylediğine inanmak benim için zor.
Мне трудно выразить свои чувства.
Duygularımı ifade etmem zor.Мне трудно выразить свои чувства словами. — Duygularımı kelimelerle ifade etmem zor.
навязывать
dayatmak, empoze etmekНе нужно навязывать свои взгляды другим. — Kendi görüşlerini başkalarına dayatmamalısın.
Не могли бы вы повторить это ещё раз?
Bunu bir daha tekrar edebilir misiniz?Не могли бы вы повторить это ещё раз помедленнее? — Bunu bir daha daha yavaş tekrar edebilir misiniz?
Не стоит торопиться с выводами.
Sonuçlara acele etmemek gerekir.Не стоит торопиться с выводами, не зная всех фактов. — Tüm gerçekleri bilmeden sonuçlara acele etmemek gerekir.
неизбежный
kaçınılmazИзменения в жизни неизбежны. — Hayattaki değişimler kaçınılmazdır.
обстоятельство
koşul, şart, durumПри данных обстоятельствах это лучшее решение. — Bu koşullar altında bu en iyi karardır.
обязательство
yükümlülük, taahhütОн выполнил все свои обязательства. — Tüm yükümlülüklerini yerine getirdi.
опираться
dayanmak, güvenmekНужно опираться на факты, а не на предположения. — Varsayımlara değil, gerçeklere dayanmak gerekir.
осознавать
farkında olmak, idrak etmekОн начал осознавать свои ошибки. — Hatalarının farkında olmaya başladı.
поглощать
emmek, yutmak, absorbe etmekРабота полностью поглощает всё его время. — İş tüm zamanını tamamen yutuyor.
подразумевать
ima etmek, kastetmekЧто вы подразумеваете под этим словом? — Bu kelimeyle ne kastediyorsunuz?
последствие
sonuç, neticeМы должны думать о последствиях наших действий. — Eylemlerimizin sonuçlarını düşünmeliyiz.
предполагать
varsaymak, öngörmekЯ предполагаю, что он опоздает. — Onun geç kalacağını varsayıyorum.
пренебрегать
ihmal etmek, önemsememekНельзя пренебрегать своим здоровьем. — Sağlığını ihmal etmemelisin.
преодолевать
aşmak, üstesinden gelmekНужно преодолевать трудности с терпением. — Zorlukların üstesinden sabırla gelmek gerekir.
приобретать
edinmek, kazanmak, satın almakОн приобрёл ценный опыт за эти годы. — Bu yıllar içinde değerli deneyimler edindi.
прослеживаться
izlenmek, görülmek, fark edilmekВ его работах прослеживается влияние классики. — Eserlerinde klasiğin etkisi görülmektedir.
противоречие
çelişki, çatışmaВ его словах есть явное противоречие. — Sözlerinde açık bir çelişki var.
разочарование
hayal kırıklığıЕго поведение вызвало разочарование у всех. — Onun davranışı herkeste hayal kırıklığına yol açtı.
свидетельствовать
tanıklık etmek, kanıtlamakЭти данные свидетельствуют о росте экономики. — Bu veriler ekonominin büyüdüğünü kanıtlamaktadır.
склонность
eğilim, yatkınlıkУ него есть склонность к математике. — Matematiğe eğilimi var.
совокупность
bütünlük, toplam, kümeСовокупность факторов повлияла на результат. — Faktörlerin bütünlüğü sonucu etkiledi.
сомневаться
şüphelenmek, kuşku duymakЯ не сомневаюсь в его честности. — Onun dürüstlüğünden şüphe duymuyorum.
сопровождать
eşlik etmek, refakat etmekОн сопровождал гостей до выхода. — Misafirlere çıkışa kadar eşlik etti.
стремиться
çabalamak, hedeflemekОна стремится к успеху в карьере. — Kariyerinde başarıya ulaşmaya çabalıyor.
Судя по всему, он передумал.
Her şeye bakılırsa, fikrini değiştirdi.Судя по всему, он передумал идти на встречу. — Her şeye bakılırsa, toplantıya gitme fikrini değiştirdi.
Тем не менее ситуация остаётся сложной.
Bununla birlikte durum karmaşık olmaya devam ediyor.Тем не менее ситуация на рынке остаётся сложной. — Bununla birlikte piyasadaki durum karmaşık olmaya devam ediyor.
устойчивый
sürdürülebilir, istikrarlı, sağlamКомпания показывает устойчивый рост. — Şirket istikrarlı bir büyüme gösteriyor.
уточнять
netleştirmek, doğrulamakПозвольте уточнить детали договора. — Sözleşmenin ayrıntılarını netleştirmeme izin verin.
формирование
oluşum, şekillenmeФормирование характера происходит в детстве. — Karakterin oluşumu çocuklukta gerçekleşir.
Это было бы слишком хорошо, чтобы быть правдой.
Bu, gerçek olmak için fazla iyi olurdu.Такое предложение было бы слишком хорошо, чтобы быть правдой. — Böyle bir teklif gerçek olmak için fazla iyi olurdu.
Это вопрос времени, а не возможности.
Bu bir olasılık değil, zaman meselesi.Его успех — это вопрос времени, а не возможности. — Onun başarısı bir olasılık değil, zaman meselesi.
Это вошло у меня в привычку.
Bu benim için alışkanlık haline geldi.Утренняя пробежка вошла у меня в привычку. — Sabah koşusu benim için alışkanlık haline geldi.
Это дело требует особого внимания.
Bu konu özel bir dikkat gerektiriyor.Это дело требует особого внимания со стороны руководства. — Bu konu yönetim tarafından özel bir dikkat gerektiriyor.
Это не имеет никакого значения.
Bunun hiçbir önemi yok.Это не имеет никакого значения для нашего проекта. — Bunun projemiz için hiçbir önemi yok.
Я давно хотел поднять этот вопрос.
Bu konuyu uzun zamandır gündeme getirmek istiyordum.Я давно хотел поднять этот вопрос на нашем собрании. — Bu konuyu uzun zamandır toplantımızda gündeme getirmek istiyordum.
Я совершенно с вами согласен.
Sizinle tamamen hemfikirim.Я совершенно с вами согласен в этом вопросе. — Bu konuda sizinle tamamen hemfikirim.