Arapça en çok kullanılan kelimeler

Seviyeye göre Arapça kelimeler, anlamları ve örnek cümleleriyle. Ücretsiz, kayıt gerekmez.

Seviye A2

أحب القهوة كثيراً.Kahveyi çok seviyorum.أنا أحب القهوة كثيراً في الصباح. — Sabahları kahveyi çok seviyorum.
أحتاج مساعدة.Yardıma ihtiyacım var.أحتاج مساعدة من فضلك. — Lütfen yardıma ihtiyacım var.
أريد تذكرة واحدة.Bir bilet istiyorum.أريد تذكرة واحدة إلى القاهرة. — Kahire'ye bir bilet istiyorum.
أنا آسف.Özür dilerim.أنا آسف على التأخير. — Gecikmem için özür dilerim.
أين المحطة؟İstasyon nerede?من فضلك، أين محطة القطار؟ — Lütfen, tren istasyonu nerede?
أين تسكن؟Nerede yaşıyorsun?أين تسكن في المدينة؟ — Şehirde nerede yaşıyorsun?
بنكbankaالبنك يغلق في الثالثة. — Banka üçte kapanır.
جائعaç, acıkmışأنا جائع جداً الآن. — Şu an çok açım.
درجة حرارةsıcaklık, ateşدرجة الحرارة اليوم خمسة وثلاثون. — Bugün sıcaklık otuz beş derece.
سوقpazar, çarşıأذهب إلى السوق كل أسبوع. — Her hafta pazara giderim.
شارعsokakهذا الشارع مشهور جداً. — Bu sokak çok ünlü.
صديقarkadaşهذا صديقي القديم. — Bu eski arkadaşım.
طريقyol, caddeالطريق إلى المدينة طويل. — Şehre giden yol uzun.
طقسhava durumuالطقس بارد اليوم. — Bugün hava soğuk.
عائلةaileعائلتي كبيرة وسعيدة. — Ailem büyük ve mutlu.
عملiş, meslekعملي في شركة كبيرة. — İşim büyük bir şirkette.
فندقotelالفندق قريب من المطار. — Otel havalimanına yakın.
قريبyakınالمدرسة قريبة من بيتنا. — Okul evimize yakın.
كم الساعة الآن؟Saat kaç şimdi?كم الساعة الآن من فضلك؟ — Lütfen saat kaç şimdi?
كم هذا؟Bu ne kadar?كم هذا الكتاب من فضلك؟ — Lütfen bu kitap ne kadar?
كيف حالك؟Nasılsın?كيف حالك اليوم يا صديقي؟ — Bugün nasılsın arkadaşım?
لا أفهم.Anlamıyorum.عفواً، لا أفهم هذا الدرس. — Özür dilerim, bu dersi anlamıyorum.
لونrenkلوني المفضل هو الأزرق. — En sevdiğim renk mavidir.
ما اسمك؟Adın ne?ما اسمك من فضلك؟ — Lütfen adın ne?
متعبyorgunأنا متعب بعد العمل الطويل. — Uzun çalışmanın ardından yorgunum.
مستشفىhastaneالمستشفى قريب من بيتي. — Hastane evime yakın.
مطبخmutfakالمطبخ نظيف جداً. — Mutfak çok temiz.
مطعمrestoranالمطعم يفتح في السابعة مساءً. — Restoran akşam yedide açılıyor.
مفتاحanahtarنسيت المفتاح في البيت. — Anahtarı evde unuttum.
ملابسgiysiler, kıyafetlerأشتري ملابس جديدة كل موسم. — Her mevsim yeni kıyafetler alırım.
هاتفtelefonهاتفي الجديد جميل جداً. — Yeni telefonum çok güzel.
هل الغرفة متاحة؟Oda müsait mi?هل الغرفة متاحة لليلتين؟ — Oda iki gecelik müsait mi?
هل تتكلم العربية؟Arapça konuşuyor musun?هل تتكلم العربية بطلاقة؟ — Arapçayı akıcı konuşuyor musun?
هل يمكنك تكرار ذلك؟Bunu tekrar edebilir misin?هل يمكنك تكرار ذلك ببطء؟ — Bunu yavaşça tekrar edebilir misin?
هل يمكنني المساعدة؟Yardımcı olabilir miyim?هل يمكنني المساعدة في شيء؟ — Bir konuda yardımcı olabilir miyim?
يتعلمöğrenmekهو يتعلم اللغة التركية الآن. — O şu an Türkçe öğreniyor.
يجلسoturmakمن فضلك، اجلس هنا. — Lütfen buraya otur.
يذهبgitmekنذهب إلى المدرسة كل يوم. — Her gün okula gidiyoruz.
يركبbinmek (araca)هو يركب الحافلة كل يوم. — O her gün otobüse biner.
يسافرseyahat etmekهي تسافر إلى تركيا الشهر القادم. — O gelecek ay Türkiye'ye seyahat ediyor.
يسمعduymak, dinlemekهي تسمع الموسيقى كل مساء. — O her akşam müzik dinler.
يشتريsatın almakهو يشتري خضروات من السوق. — O pazardan sebze satın alıyor.
يشربiçmekهو يشرب القهوة كل صباح. — O her sabah kahve içer.
يطبخyemek pişirmekهي تطبخ الطعام كل يوم. — O her gün yemek pişirir.
يعملçalışmakأنا أعمل في مستشفى. — Ben bir hastanede çalışıyorum.
يفتحaçmakهي تفتح النافذة كل صباح. — O her sabah pencereyi açar.
يفهمanlamakهل تفهم ما أقول؟ — Ne dediğimi anlıyor musun?
يقرأokumakأنا أقرأ كتاباً مثيراً. — Heyecan verici bir kitap okuyorum.
يكتبyazmakهو يكتب رسالة لأمه. — O annesine mektup yazıyor.
يلعبoynamakالأطفال يلعبون في الحديقة. — Çocuklar bahçede oynuyor.

Seviye B1

أحتاج إلى وقت أكثر لإنهاء العمل.İşi bitirmek için daha fazla zamana ihtiyacım var.أحتاج إلى وقت أكثر لإنهاء العمل. — İşi bitirmek için daha fazla zamana ihtiyacım var.
أريد أن أتعلم الطبخ العربي.Arap yemeklerini pişirmeyi öğrenmek istiyorum.أريد أن أتعلم الطبخ العربي. — Arap yemeklerini pişirmeyi öğrenmek istiyorum.
أظن أن الطقس سيتغير غداً.Yarın havanın değişeceğini düşünüyorum.أظن أن الطقس سيتغير غداً. — Yarın havanın değişeceğini düşünüyorum.
اشتريت هدية لأمي في عيد ميلادها.Annemin doğum günü için ona bir hediye aldım.اشتريت هدية لأمي في عيد ميلادها. — Annemin doğum günü için ona bir hediye aldım.
الاجتماعtoplantıالاجتماع سيبدأ في الساعة العاشرة. — Toplantı saat onda başlayacak.
الاحترامsaygıالاحترام المتبادل أساس العلاقات الجيدة. — Karşılıklı saygı iyi ilişkilerin temelidir.
البيئةçevre / ortamيجب أن نحافظ على البيئة. — Çevreyi korumalıyız.
التغييرdeğişim / değişiklikالتغيير جزء طبيعي من الحياة. — Değişim hayatın doğal bir parçasıdır.
الثقافةkültürأحب أن أتعلم عن ثقافات مختلفة. — Farklı kültürler hakkında öğrenmeyi severim.
الحلçözümوجدنا حلاً للمشكلة أخيراً. — Sonunda soruna bir çözüm bulduk.
الخبرةdeneyim / tecrübeلديه خبرة طويلة في هذا المجال. — Bu alanda uzun deneyimi var.
الشعورduygu / hisهذا الشعور يصعب وصفه بالكلمات. — Bu duyguyu kelimelerle anlatmak zor.
الصحةsağlıkالصحة أهم من المال. — Sağlık paradan daha önemlidir.
الصداقةarkadaşlık / dostlukالصداقة الحقيقية نادرة وثمينة. — Gerçek dostluk nadir ve değerlidir.
الطموحhırs / heves / hedefالطموح يجعل الإنسان يسعى للأفضل. — Hırs, insanın daha iyisini aramasını sağlar.
العادةalışkanlık / gelenekمن عادته أن يقرأ قبل النوم. — Uyumadan önce okumak onun alışkanlığıdır.
الفرصةfırsatهذه فرصة رائعة لتعلم اللغة. — Bu dil öğrenmek için harika bir fırsat.
المستقبلgelecekنفكر في المستقبل كثيراً. — Geleceği çok düşünüyoruz.
النتيجةsonuçالنتيجة كانت أفضل مما توقعنا. — Sonuç beklediğimizden daha iyi oldu.
الهدفhedef / amaçهدفي هو إتقان اللغة العربية. — Hedefim Arapçayı iyi derecede öğrenmek.
ذكيzeki / akıllıهي طالبة ذكية جداً في الصف. — O sınıfta çok zeki bir öğrencidir.
ذهبت إلى الطبيب بسبب الصداع.Baş ağrısı nedeniyle doktora gittim.ذهبت إلى الطبيب بسبب الصداع. — Baş ağrısı nedeniyle doktora gittim.
سافرت إلى مصر العام الماضي.Geçen yıl Mısır'a seyahat ettim.سافرت إلى مصر العام الماضي. — Geçen yıl Mısır'a seyahat ettim.
كان من الصعب اتخاذ هذا القرار.Bu kararı vermek zordu.كان من الصعب اتخاذ هذا القرار. — Bu kararı vermek zordu.
كنت مشغولاً طوال اليوم.Bütün gün meşguldüm.كنت مشغولاً طوال اليوم. — Bütün gün meşguldüm.
لا أستطيع النوم بسبب الضوضاء.Gürültü yüzünden uyuyamıyorum.لا أستطيع النوم بسبب الضوضاء. — Gürültü yüzünden uyuyamıyorum.
لا أعرف كيف أصل إلى هناك.Oraya nasıl ulaşacağımı bilmiyorum.لا أعرف كيف أصل إلى هناك. — Oraya nasıl ulaşacağımı bilmiyorum.
مسؤولsorumluهو مسؤول عن هذا القرار. — Bu karardan o sorumludur.
مشكلةsorun / problemواجهنا مشكلة كبيرة في العمل. — İşte büyük bir sorunla karşılaştık.
ممتازmükemmel / harikaأداؤه في العمل ممتاز دائماً. — İşteki performansı her zaman mükemmeldir.
من المهم أن تنام جيداً كل ليلة.Her gece iyi uyumak önemlidir.من المهم أن تنام جيداً كل ليلة. — Her gece iyi uyumak önemlidir.
هل أنت مستعد للامتحان؟Sınava hazır mısın?هل أنت مستعد للامتحان؟ — Sınava hazır mısın?
هل يمكنك مساعدتي من فضلك؟Lütfen bana yardım edebilir misin?هل يمكنك مساعدتي من فضلك؟ — Lütfen bana yardım edebilir misin?
يتذكرhatırlamakهو يتذكر اسمها دائماً. — O her zaman onun adını hatırlar.
يتصرفdavranmakيتصرف باحترام مع الجميع. — Herkese saygıyla davranır.
يتعلمöğrenmekيتعلم اللغة العربية منذ سنتين. — İki yıldır Arapça öğreniyor.
يتفقanlaşmak / hemfikir olmakنتفق في معظم الأمور. — Çoğu konuda hemfikir oluyoruz.
يتواصلiletişim kurmakيتواصل مع زملائه عبر الإنترنت. — İnternet üzerinden iş arkadaşlarıyla iletişim kuruyor.
يحاولdenemek / çalışmakيحاول دائماً تحسين نفسه. — Her zaman kendini geliştirmeye çalışır.
يختارseçmekتختار ملابسها بعناية كل يوم. — Her gün kıyafetlerini dikkatlice seçer.
يرفضreddetmekرفض العرض لأنه لم يكن مناسباً. — Uygun olmadığı için teklifi reddetti.
يستفيدyararlanmak / faydalanmakيستفيد من كل فرصة للتعلم. — Her öğrenme fırsatından yararlanır.
يستمرdevam etmekيستمر في العمل رغم التعب. — Yorgunluğa rağmen çalışmaya devam eder.
يشرحaçıklamakيشرح المعلم الدرس بطريقة واضحة. — Öğretmen dersi açık bir şekilde açıklar.
يشعرhissetmekأشعر بالسعادة عندما أرى عائلتي. — Ailemi gördüğümde mutluluk hissediyorum.
يعترفitiraf etmek / kabul etmekاعترف بخطئه أمام الجميع. — Herkesin önünde hatasını kabul etti.
يعتقدinanmak / sanmakيعتقد أن الحياة جميلة. — Hayatın güzel olduğuna inanır.
يفضلtercih etmekأفضل الشاي على القهوة في الصباح. — Sabahları kahveye çayı tercih ederim.
يقترحönermekاقترحت عليه مطعماً جديداً. — Ona yeni bir restoran önerdim.
يقررkarar vermekقرر أن يسافر إلى تركيا. — Türkiye'ye seyahat etmeye karar verdi.