Die wichtigsten Japanisch Wörter nach Niveau, mit Bedeutung und Beispielsätzen. Kostenlos.
| いくらですか? | Wie viel kostet das?このりんごはいくらですか? — Bu elma ne kadar? |
| お腹がすきました。 | Ich habe Hunger.お腹がすきました。何か食べましょう。 — Karnım acıktı. Bir şeyler yiyelim. |
| お釣りをください。 | Geben Sie mir bitte das Wechselgeld.千円払いました。お釣りをください。 — Bin yen ödedim. Para üstümü verin lütfen. |
| このバスは駅に止まりますか? | Hält dieser Bus am Bahnhof?すみません、このバスは駅に止まりますか? — Affedersiniz, bu otobüs istasyonda duruyor mu? |
| この近くにコンビニはありますか? | Gibt es hier in der Nähe einen Supermarkt?すみません、この近くにコンビニはありますか? — Affedersiniz, bu yakında bir market var mı? |
| すみません、トイレはどこですか? | Entschuldigung, wo ist die Toilette?すみません、トイレはどこですか? — Affedersiniz, tuvalet nerede? |
| どこに住んでいますか? | Wo wohnen Sie?どこに住んでいますか?東京に住んでいます。 — Nerede yaşıyorsunuz? Tokyo'da yaşıyorum. |
| どのくらいかかりますか? | Wie lange dauert es?駅まで歩いてどのくらいかかりますか? — İstasyona yürüyerek ne kadar sürer? |
| もう一度言ってください。 | Sagen Sie es bitte noch einmal.すみません、もう一度言ってください。 — Affedersiniz, lütfen bir daha söyleyin. |
| もっとゆっくり話してください。 | Sprechen Sie bitte langsamer.すみません、もっとゆっくり話してください。 — Affedersiniz, lütfen daha yavaş konuşun. |
| 一緒に行きましょう。 | Lass uns zusammen gehen.映画を見に一緒に行きましょう。 — Film izlemeye birlikte gidelim. |
| 予定がある | etwas vorhaben / einen Termin haben土曜日は予定があるので、行けません。 — Cumartesi günü programım olduğu için gidemem. |
| 予約する | reservieren / buchenレストランを予約しました。 — Restoranı rezerve ettim. |
| 交通 | Verkehr / Verkehrsmittel東京の交通は便利です。 — Tokyo'nun ulaşımı çok kullanışlıdır. |
| 今何時ですか? | Wie spät ist es jetzt?すみません、今何時ですか? — Affedersiniz, şu an saat kaç? |
| 今日は天気がいいです。 | Heute ist das Wetter schön.今日は天気がいいです。公園に行きましょう。 — Bugün hava güzel. Parka gidelim. |
| 今週末は何をしますか? | Was machst du dieses Wochenende?今週末は何をしますか?買い物に行くつもりです。 — Bu hafta sonu ne yapacaksınız? Alışverişe gitmeyi planlıyorum. |
| 会議 | Besprechung / Sitzung午後に会議があります。 — Öğleden sonra toplantım var. |
| 体の具合が悪いです。 | Mir geht es nicht gut.今日は体の具合が悪いです。学校を休みます。 — Bugün kendimi iyi hissetmiyorum. Okuldan izin alacağım. |
| 働く | arbeiten父は会社で働いています。 — Babam bir şirkette çalışıyor. |
| 友達 | Freund / Freundin友達と映画を見ました。 — Arkadaşımla film izledim. |
| 図書館 | Bibliothek図書館で本を借りました。 — Kütüphaneden kitap ödünç aldım. |
| 天気 | Wetter今日の天気はどうですか? — Bugünün havası nasıl? |
| 天気予報 | Wettervorhersage天気予報を見ましたか? — Hava durumu tahminini izlediniz mi? |
| 季節 | Jahreszeit日本には四つの季節があります。 — Japonya'da dört mevsim vardır. |
| 帰る | nach Hause gehen/zurückkehren六時に家に帰ります。 — Saat altıda eve dönerim. |
| 引っ越し | Umzug来月、新しいアパートに引っ越します。 — Gelecek ay yeni bir daireye taşınıyorum. |
| 忘れる | vergessen宿題を忘れてしまいました。 — Ödevimi unuttum. |
| 料理 | Kochen / Gericht母の料理はおいしいです。 — Annemin yemeği lezzetlidir. |
| 旅行 | Reise来月、旅行に行く予定です。 — Gelecek ay seyahate gitmeyi planlıyorum. |
| 日本語が少し話せます。 | Ich kann ein wenig Japanisch sprechen.日本語が少し話せます。でも、まだ難しいです。 — Biraz Japonca konuşabiliyorum. Ama hâlâ zor. |
| 朝ごはん | Frühstück毎朝、朝ごはんを食べます。 — Her sabah kahvaltı yaparım. |
| 比べる | vergleichen二つの商品を比べて買いました。 — İki ürünü karşılaştırarak satın aldım. |
| 洗う | waschen食事の前に手を洗います。 — Yemekten önce ellerimi yıkarım. |
| 病院 | Krankenhaus病院は駅の近くにあります。 — Hastane istasyonun yakınında. |
| 着る | anziehen / tragen (Oberkörper)今日は厚いコートを着ています。 — Bugün kalın bir palto giyiyorum. |
| 練習する | üben毎日日本語を練習します。 — Her gün Japoncaya çalışırım. |
| 習慣 | Gewohnheit / Brauch日本には面白い習慣がたくさんあります。 — Japonya'da birçok ilginç gelenek vardır. |
| 覚える | sich merken / auswendig lernen新しい単語を覚えます。 — Yeni kelimeleri ezberlerim. |
| 買う | kaufenスーパーで野菜を買います。 — Marketten sebze satın alırım. |
| 起きる | aufstehen / aufwachen毎朝七時に起きます。 — Her sabah saat yedide uyanırım. |
| 趣味 | Hobbyあなたの趣味は何ですか? — Hobiniz nedir? |
| 送る | senden / schicken友達にメールを送りました。 — Arkadaşıma e-posta gönderdim. |
| 連絡する | sich melden / kontaktieren後で連絡します。 — Sonra haber veririm. |
| 選ぶ | wählen / auswählen好きな色を選んでください。 — Lütfen sevdiğiniz rengi seçin. |
| 集める | sammeln切手を集めるのが趣味です。 — Pul toplamak benim hobim. |
| 電車 | Zug / Bahn電車で学校に行きます。 — Trenle okula giderim. |
| 音楽 | Musik音楽を聞くのが好きです。 — Müzik dinlemeyi severim. |
| 飲む | trinken水を飲みます。 — Su içerim. |
| 駐車場 | Parkplatz駐車場はどこにありますか? — Otopark nerede? |
| あの店は値段が高い割に、味はあまりよくない。 | Für den hohen Preis schmeckt das Essen in dem Laden nicht besonders gut.あの店は値段が高い割に、味はあまりよくない。 — O restoran fiyatına göre pek lezzetli değil. |
| この薬を飲んでも、すぐに効くわけではありません。 | Auch wenn du dieses Medikament nimmst, wirkt es nicht sofort.この薬を飲んでも、すぐに効くわけではありません。 — Bu ilacı içsen de hemen etki etmez. |
| この電車に乗れば、新宿まで一本で行けます。 | Wenn du diesen Zug nimmst, kommst du ohne Umsteigen bis Shinjuku.この電車に乗れば、新宿まで一本で行けます。 — Bu trene binersen Shinjuku'ya aktarmasız gidebilirsin. |
| もし雨が降ったら、試合は中止になります。 | Falls es regnet, wird das Spiel abgesagt.もし雨が降ったら、試合は中止になります。 — Eğer yağmur yağarsa, maç iptal edilir. |
| もっと早く相談してくれればよかったのに。 | Hättest du mich doch früher um Rat gefragt.もっと早く相談してくれればよかったのに。 — Keşke daha önce benimle danışsaydın. |
| もっと早く起きればよかったです。 | Ich hätte früher aufstehen sollen.もっと早く起きればよかったです。 — Daha erken kalkseydim iyi olurdu. |
| 主張する | behaupten / beharren彼は自分の意見を強く主張しました。 — Kendi görüşünü güçlü bir şekilde savundu. |
| 予定 | Plan / Termin今週末の予定はありますか? — Bu hafta sonu planın var mı? |
| 以上 | und mehr / oben genannt18歳以上の方のみ入場できます。 — Sadece 18 yaş ve üzeri kişiler girebilir. |
| 依頼する | beauftragen / bitten翻訳を専門家に依頼しました。 — Çeviriyi bir uzmana havale ettim. |
| 傾向 | Tendenz / Neigung若者の間でその傾向が見られます。 — Bu eğilim gençler arasında gözlemleniyor. |
| 最近仕事が忙しくて、ゆっくり休めていません。 | In letzter Zeit ist viel Arbeit, daher konnte ich mich nicht richtig ausruhen.最近仕事が忙しくて、ゆっくり休めていません。 — Son zamanlarda iş çok yoğun, düzgün dinlenemiyorum. |
| 判断する | beurteilen / entscheiden状況を見て判断してください。 — Duruma bakarak karar verin. |
| 割合 | Anteil / Verhältnis女性の就業率の割合が増えています。 — Kadınların istihdam oranı artıyor. |
| 努力する | sich bemühen / anstrengen毎日努力することが大切です。 — Her gün çaba göstermek önemlidir. |
| 原因 | Ursache事故の原因を調べています。 — Kazanın nedenini araştırıyorlar. |
| 反対する | sich widersetzen / dagegen sein彼はその計画に反対しました。 — O, bu plana karşı çıktı. |
| 基準 | Kriterium / Standard採用の基準は何ですか? — İşe alım kriterleri nelerdir? |
| 場合 | Fall / Situation緊急の場合は119番に電話してください。 — Acil durumlarda 119'u arayın. |
| 増える | zunehmen / sich vermehren観光客が年々増えています。 — Turistler her yıl artıyor. |
| 子どもの頃から、ずっと医者になりたいと思っていました。 | Schon seit meiner Kindheit wollte ich immer Arzt werden.子どもの頃から、ずっと医者になりたいと思っていました。 — Çocukluktan beri hep doktor olmak istedim. |
| 実現する | verwirklichen夢を実現するために頑張っています。 — Hayalimi gerçekleştirmek için çalışıyorum. |
| 影響 | Einfluss / Auswirkung天気は気分に影響します。 — Hava durumu ruh halini etkiler. |
| 彼は日本語が上手なので、通訳ができます。 | Da er gut Japanisch spricht, kann er dolmetschen.彼は日本語が上手なので、通訳ができます。 — Japonca'sı iyi olduğu için tercümanlık yapabilir. |
| 彼女が来るかどうかまだわかりません。 | Es ist noch nicht klar, ob sie kommt.彼女が来るかどうかまだわかりません。 — Onun gelip gelmeyeceği henüz belli değil. |
| 彼女は病気にもかかわらず、仕事を続けました。 | Trotz ihrer Krankheit arbeitete sie weiter.彼女は病気にもかかわらず、仕事を続けました。 — Hasta olmasına rağmen çalışmaya devam etti. |
| 感じる | fühlen / empfinden寒さを強く感じます。 — Soğuğu çok hissediyorum. |
| 手続き | Verfahren / Formalitätenビザの手続きに時間がかかりました。 — Vize işlemleri zaman aldı. |
| 改善する | verbessern生活習慣を改善する必要があります。 — Yaşam alışkanlıklarını iyileştirmek gerekiyor. |
| 断る | ablehnen彼の誘いを断りました。 — Onun davetini reddettim. |
| 日本語を勉強すればするほど、面白くなります。 | Je mehr man Japanisch lernt, desto interessanter wird es.日本語を勉強すればするほど、面白くなります。 — Japonca ne kadar çok çalışırsan, o kadar ilginç hale gelir. |
| 様子 | Zustand / Aussehen子どもの様子が心配です。 — Çocuğun durumu beni endişelendiriyor. |
| 比べる | vergleichen二つの商品を比べてみました。 — İki ürünü karşılaştırdım. |
| 目的 | Ziel / Zweck旅行の目的は何ですか? — Seyahatin amacı nedir? |
| 省エネ | Energiesparen省エネのために電気をこまめに消しましょう。 — Enerji tasarrufu için ışıkları sık sık söndürelim. |
| 確認する | bestätigen / überprüfen予約を確認してください。 — Lütfen rezervasyonu doğrulayın. |
| 示す | zeigen / anzeigenデータはその結果を示しています。 — Veriler o sonucu gösteriyor. |
| 程度 | Grad / Ausmaßどの程度日本語が話せますか? — Ne kadar Japonca konuşabiliyorsunuz? |
| 節約 | Sparen毎月少しずつ節約するようにしています。 — Her ay biraz tasarruf etmeye çalışıyorum. |
| 経験 | Erfahrung彼女は海外での経験が豊富です。 — Onun yurt dışında çok fazla deneyimi var. |
| 維持する | aufrechterhalten / erhalten健康を維持するために運動しています。 — Sağlığımı korumak için egzersiz yapıyorum. |
| 複雑 | kompliziert / komplexこの問題は非常に複雑です。 — Bu sorun son derece karmaşık. |
| 要求 | Forderung / Verlangen彼は給料の値上げを要求しました。 — Maaş zammı talep etti. |
| 記念 | Gedenken / Jubiläum結婚記念日を祝いました。 — Evlilik yıl dönümünü kutladık. |
| 貢献する | beitragen社会に貢献したいと思っています。 — Topluma katkıda bulunmak istiyorum. |
| 連絡する | sich melden / kontaktieren後で連絡します。 — Sonra haber veririm. |
| 選ぶ | wählenどのコースを選びますか? — Hangi kursu seçiyorsunuz? |
| 避ける | vermeidenストレスをできるだけ避けるようにしています。 — Mümkün olduğunca stresten kaçınmaya çalışıyorum. |
| 関係 | Beziehung / Verhältnis二人の関係はとても良いです。 — İkisinin ilişkisi çok iyi. |
| 集める | sammeln切手を集めるのが趣味です。 — Pul toplamak benim hobim. |
| いくら頑張っても無駄だと感じた。 | Ich hatte das Gefühl, es sei vergeblich, egal wie sehr ich mich anstrengte.いくら頑張っても無駄だと感じたが、諦めなかった。 — Ne kadar uğraşsam da boşuna olduğunu hissettim ama pes etmedim. |
| おそらく | wahrscheinlich / vermutlichおそらく彼女は明日来ないだろう。 — Muhtemelen o yarın gelmeyecek. |
| この仕事は想像以上に難しかった。 | Diese Arbeit war schwieriger als gedacht.この仕事は想像以上に難しかったが、やり遂げた。 — Bu iş hayal ettiğimden çok daha zordu ama başardım. |
| この計画には賛成できません。 | Ich kann diesem Plan nicht zustimmen.この計画には賛成できませんが、代案を提案します。 — Bu plana katılamıyorum ama alternatif bir öneri sunacağım. |
| せっかく来たのに、彼女はいなかった。 | Ich bin extra gekommen, aber sie war nicht da.せっかく来たのに、彼女はいなかったので残念だった。 — Özellikle geldiğimde o yoktu, çok üzüldüm. |
| その問題はまだ解決されていない。 | Dieses Problem ist noch nicht gelöst.その問題はまだ解決されていないため、対策が必要だ。 — O sorun henüz çözülmediğinden önlem almak gerekiyor. |
| その映画は期待外れだった。 | Der Film war enttäuschend.その映画は期待外れだったが、音楽はすばらしかった。 — O film beklentinin altında kalsa da müziği harikaydı. |
| そんなに急ぐ必要はない。 | Du musst dich nicht so beeilen.そんなに急ぐ必要はないから、落ち着いてやってください。 — O kadar acele etmene gerek yok, sakin sakin yap. |
| どうしても納得できない。 | Ich kann es einfach nicht nachvollziehen.説明を聞いたが、どうしても納得できない。 — Açıklamayı duydum ama bir türlü ikna olamıyorum. |
| もし時間があれば、一緒に行きたい。 | Wenn ich Zeit habe, würde ich gern zusammen gehen.もし時間があれば、一緒に行きたいのですが、どうですか? — Eğer vaktim olursa seninle gitmek isterim, ne dersin? |
| もっと早く連絡してくれればよかった。 | Hättest du dich doch früher gemeldet.もっと早く連絡してくれればよかったのに、残念です。 — Daha erken haber verseydin iyi olurdu, yazık. |
| 乗り越える | überwinden / bewältigenどんな困難も乗り越えることができる。 — Her türlü güçlüğün üstesinden gelebilirsin. |
| 交渉する | verhandeln価格について交渉する必要がある。 — Fiyat hakkında müzakere etmek gerekiyor. |
| 依存する | abhängig sein他人に依存しすぎるのはよくない。 — Başkalarına çok fazla bağımlı olmak iyi değil. |
| 促進する | fördern / vorantreiben政府は経済成長を促進する政策を実施した。 — Hükümet ekonomik büyümeyi teşvik eden politikalar uyguladı. |
| 偏見 | Vorurteil偏見を持たずに人を判断すべきだ。 — İnsanları önyargısız değerlendirmeliyiz. |
| 傾向 | Tendenz / Trend最近、若者の間でその傾向が強まっている。 — Son zamanlarda gençler arasında bu eğilim güçleniyor. |
| 先入観 | Vorurteil / vorgefasste Meinung先入観を持たずに話を聞いてほしい。 — Lütfen önyargısız dinle. |
| 克服する | überwinden / bewältigen彼女は困難を克服して成功した。 — O, güçlüklerin üstesinden gelerek başarılı oldu. |
| 効率 | Effizienz仕事の効率を上げる方法を考えよう。 — İş verimliliğini artırmanın yollarını düşünelim. |
| 反映する | widerspiegelnこの作品は社会の問題を反映している。 — Bu eser toplumun sorunlarını yansıtıyor. |
| 取り組む | sich befassen mit / angehenチーム全体で問題に取り組んだ。 — Tüm ekip sorunu ele aldı. |
| 妥協 | Kompromiss双方が妥協して合意に達した。 — Her iki taraf uzlaşarak anlaşmaya vardı. |
| 妥当 | angemessen / vertretbarその判断は妥当だと思う。 — O kararın yerinde olduğunu düşünüyorum. |
| 妨げる | behindern / stören騒音が集中を妨げる。 — Gürültü konsantrasyonu engelliyor. |
| 妨害する | sabotieren / behindern誰かが計画を妨害しようとしている。 — Biri planı bozmaya çalışıyor. |
| 彼はいつも言い訳ばかりする。 | Er sucht immer nur Ausreden.彼はいつも言い訳ばかりするから、信用できない。 — O her zaman bahane yaptığı için güvenilmez. |
| 彼は約束を守らなかった。 | Er hat sein Versprechen nicht gehalten.彼は約束を守らなかったので、みんな怒った。 — O sözünü tutmadığı için herkes kızdı. |
| 彼女がそんなことをするとは思わなかった。 | Ich hätte nicht gedacht, dass sie so etwas tun würde.彼女がそんなことをするとは思わなかったので、とても驚いた。 — Onun böyle bir şey yapacağını düşünmediğim için çok şaşırdım. |
| 彼女の話を聞いて、考えが変わった。 | Nachdem ich ihre Geschichte gehört hatte, änderte sich meine Meinung.彼女の話を聞いて、考えが変わったので、もう一度考え直します。 — Onun konuşmasını dinleyince fikrim değişti, bu yüzden bir kez daha düşüneceğim. |
| 恐れる | fürchten / Angst haben失敗を恐れずに挑戦してほしい。 — Başarısız olmaktan korkmadan denemeni istiyorum. |
| 慎重 | vorsichtig / besonnen慎重に判断することが大切だ。 — Dikkatli karar vermek önemlidir. |
| 批判する | kritisieren建設的に批判することが大切だ。 — Yapıcı bir şekilde eleştirmek önemlidir. |
| 把握する | erfassen / begreifen状況を把握するのに時間がかかった。 — Durumu kavramak zaman aldı. |
| 抱える | zu bewältigen haben / mit sich tragen多くの問題を抱えているが、前向きに取り組んでいる。 — Birçok sorun taşısa da olumlu bir yaklaşımla ele alıyor. |
| 曖昧 | vage / mehrdeutig彼の返事は曖昧だった。 — Onun cevabı belirsizdi. |
| 概念 | Begriff / Konzeptこの概念を理解するのは難しい。 — Bu kavramı anlamak zor. |
| 深刻 | ernst / gravierendこの問題は深刻な影響を与えている。 — Bu sorun ciddi etkiler yaratıyor. |
| 潜在的 | potenziell / latentこの技術には潜在的なリスクがある。 — Bu teknolojinin potansiyel riskleri var. |
| 矛盾 | Widerspruch彼の発言には矛盾がある。 — Onun sözlerinde çelişki var. |
| 節約 | Sparen毎月少しずつ節約している。 — Her ay biraz biraz tasarruf ediyorum. |
| 築く | aufbauen / errichten長年の努力で信頼関係を築いた。 — Yıllarca süren çabayla güven ilişkisi kurdu. |
| 結局、誰も責任を取らなかった。 | Am Ende übernahm niemand die Verantwortung.結局、誰も責任を取らなかったので、問題は続いた。 — Sonuçta kimse sorumluluk almadığı için sorun devam etti. |
| 維持する | aufrechterhalten / erhalten健康を維持するために運動が大切だ。 — Sağlığı korumak için egzersiz önemlidir. |
| 見直す | überprüfen / überdenken計画を見直す必要がある。 — Planı yeniden gözden geçirmek gerekiyor. |
| 見込み | Aussicht / Wahrscheinlichkeit回復の見込みは高い。 — İyileşme olasılığı yüksek. |
| 評価する | bewerten / anerkennen彼の努力を正しく評価すべきだ。 — Onun çabasını doğru değerlendirmeliyiz. |
| 誤解 | Missverständnis誤解を避けるために、丁寧に説明した。 — Yanlış anlaşılmayı önlemek için dikkatli açıkladım. |
| 負担 | Belastung / Last仕事の負担が大きすぎる。 — İş yükü çok fazla. |
| 貢献 | Beitrag彼の社会への貢献は大きい。 — Onun topluma katkısı büyük. |